İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim anlayışında"üvey evlat-has evlat" ayrımı bulunmamaktadır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne mensup başkanlar tarafından yönetilen ilçe belediyelere son 10 ay içinde 81.4 milyon liralık destek sağladığını bildirdi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Diğer partilerin elinde bulunan belediyeler ile ilgili şikayetler var. İzmir'de bunu gördük. AK Parti mensubu belediyelere hizmet vermemek için neredeyse yazılı cevap verecekler” sözleri üzerine bir açıklama yaptı. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne mensup başkanların yönettiği ilçe belediyelerine karşı ne geçmiş ne de şimdiki dönemde “ayrımcılık” yapılmadığının altını çizen İzmir Büyükşehir Belediyesi, bunu çeşitli örneklerle anlattı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi şu açıklamayı yaptı:
“İzmir’de oluşturulmak istenen algı, tamamiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesinden kesinti yapmanın, elini-ayağını bağlamanın hazırlıklarına ilişkindir. Özel idarelerin yerine valilikler bünyesinde oluşturulan İzleme ve Koordinasyon kurullarına verilen yetki çerçevesinde yapılmak istenen, herhangi bir ilçe için ‘Büyükşehir yardım etmedi. O yardımı biz yapıp parasını da Büyükşehir'in bütçesinden keselim’ uygulamasıdır. Bu durum Sayın Başbakan’ın ‘Bütün büyükşehir belediye başkanlarına sesleniyorum, diğer partilerin elinde olanlara, eğer herhangi bir ilçeye dönük ayrımcılık yapılırsa ve yapılması gereken hizmetler aksatılırsa, o ilçe bu hizmeti alamıyorsa gerekli hukuki işlem hemen yapılacak ve o hizmet merkezden yapılıp büyükşehir belediyelerine mahsup edilecek’ şeklindeki sözlerinden de açıkça anlaşılmaktadır. Yani hedef İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bütçesini İzmir Valiliği’nin kontrolüne alabilmek ve stratejik planlarını sekteye uğratmaktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ilçeler arasında ‘ayrımcılık yaptığı’ iddiaları, tamamen seçim öncesi atraksiyonudur. Ancak bu oyun tutmayacaktır. İzmirli hemşehrilerimiz, CHP’li, AKP’li ya da MHP’li, hiçbir belediyeyi birbirinden ayrı tutmayan Büyükşehir Belediyesi’nin adil, tarafsız, evrensel ahlak kuralları ile evrensel hukuk sistemine uygun hizmet anlayışını çok iyi bilmektedir.
İzmir neden ‘pas’ geçildi?
İlginç bir tesadüf olsa gerek; Sayın Başbakan’ın İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin ‘ayrımcılık’ iddiasını ortaya attığı açıklamasından sadece bir gün önce, Resmi Gazete’de ‘İstanbul, Ankara ve Antalya’daki raylı sistem projelerini ‘Ulaştırma Bakanlığı yapacak’ şeklindeki Bakanlar Kurulu Kararı yayınlandı.
İzmir’in ‘pas geçildiği’ bu karar ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ayrımcılık yaptığı şeklindeki asılsız iddialar arasındaki çelişkiyi kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
Büyükşehir neler yaptı?
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne mensup başkanlar tarafından yönetilen Kemalpaşa, Kınık, Kiraz, Menderes, Ödemiş, Selçuk ve Torbalı’ya, son 10 ay içinde 81.4 milyon TL tutarında destek sağlamıştır.
Örneğin Ödemiş’e 2014 yılı Nisan ayından bu yana verilen parke ve bordür desteği, CHP’li başkanlar tarafından yönetilen komşu Bayındır ve Tire’den daha fazladır. Bu ilçemizde 8 adet su sondaj kuyusu açarak ilçenin içme suyu ihtiyacını karşılayacak yatırım için ihale yapılmıştır. İZSU, su ve kanal arızalarında kullanmak üzere yaklaşık 4 milyon TL bedelli 17 yeni aracını Ödemiş ilçesi için görevlendirmiştir.
Menderes’in Gümüldür mahallesinde içme suyu şebekelerinin yenilenmesi için ihaleye çıkılmıştır.
Selçuk’ta; içme suyu ve kanalizasyon yatırımları için de 3 milyon TL’lik bütçe ayrılmıştır. Barutçu ve Zeytinköy’de içme suyu, Tarımsal Alan’da da kanal yatırımı devam etmektedir. 2014 yılında yapılan sathi kaplama çalışmaları, hava koşullarına bağlı olarak bahar aylarında yeniden başlayacaktır.
Halen yaklaşık 4 milyon liralık içme suyu yatırımının gerçekleştirilmekte olduğu ve yeni arıtma tesisleri için de hazırlıkların sürdürüldüğü Torbalı’da. İlçede 8 mahalleye kurulacak paket atıksu arıtma tesisleri için de hazırlıklar sürdürülmektedir.
Görüldüğü gibi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim anlayışında ‘üvey evlat-has evlat’ ayrımı bulunmamaktadır. Bu durum dün böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”