İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İZSU Genel Müdürlüğümüzün santrali görme engelli iki personele emanet.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İZSU Genel Müdürlüğümüzün santrali görme engelli iki personele emanet. Günde yaklaşık 3 bin telefona bakan personeller, sesleri tanımada uzmanlaştı. Yine büro elemanı olarak görev yapan bedensel engelli Osman Şen de görevini özveriyle yapıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İZSU Genel Müdürlüğümüzde santral operatörü olarak görev yapan görme engelli Murat Arslan (31) ile Uğur İçli (42), büyük bir özveriyle çalışıyor. 5 aylıkken beşikten düştüğü için görme yetisini kaybeden evli ve bir kız babası Uğur İçli, duyduğu sesleri bir daha unutmuyor. Ses uzmanı olduğunu belirten İçli, işini severek yaptığını belirtti. İçli, “Yoğun günde 3 bin telefona yanıt veriyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek için çabalıyoruz. Bir kişi gün içerisinde ikinci kez ararsa, sesini tanırım. Telefon numarasını verse hafızamda yaklaşık 10 yıl kalır” dedi. İnsanlara yardımcı olmak istediklerini kaydeden Uğur İçli, onların da kendilerine yalnızca güler yüz göstermesini beklediklerini söyledi.
“Önemli olan engelin zihinde veya kalpte olmaması”
Toplumun engelli bireylere yönelik önyargılarını kıramadıklarını da savunan Uğur İçli, şunları söyledi: “Engelli insanlara karşı bir acıma var. Acımayın. Engelli bireye acırsan onu daha çok üzersin. Üzmeyin. Çünkü bizler zaten yaralı geldik. Yaralarımızı bir şekilde tedavi etmeye çalışıyoruz. Bu tedavi sürecinde insanlardan sadece anlayış bekliyoruz.” 20 yaşından sonra görme yetisini kaybeden santral operatörü Murat Arslan (31) da 7 yıldır İZSU'da çalışıyor. Ailesiyle yaşayan Murat Arslan, her zaman mücadeleci biri olduğunu belirterek , “Engeller her zaman ortadan kalkabilir. Önemli olan engelin zihinde veya kalpte olmaması. Onun dışında hiç bir şekilde hayatta engel olmaz” dedi.
“Durumu kabullenip köşeye çekilmedim”
5 yıldır İZSU'da büro işçisi olarak görev yapan bedensel engelli Osman Şen (39) de işini severek yaptığını söyledi. Hayallerini gerçekleştirmek için çok mücadele verdiğini ve istediği birçok şeyi başardığını belirten Şen, işini yaparken çevresinden güzel tepkiler aldığını söyledi. Şen, “Bizlere fırsat verildiği zaman çok iyi işler çıkaracağımızı biliyorum. Ben kendimi engelli olarak görmüyorum. Bu durumu kabullenip köşeye çekilmedim. Diğer arkadaşlarım da görmüyor. Biz eve kapanmadık. Ama insanların ön yargıları, söyledikleri nedeniyle rahatsız olanlar eve kapanıyor” dedi.
Büyük mücadele vererek ortaokul, lise ve üniversiteyi açıktan okuduğunu anlatan Osman Şen, “Benim gibi olan arkadaşların da mücadeleyi üst seviyede devam ettirmesi gerekiyor. Çünkü biz iş ararken genellikle dış görünüşümüze bakıyorlar. 'Ne özelliğin var' diye soruyorlar. Bunlar karşısında yılgınlığa kapılmadan yol almalıyız. Ben bir yerlere gelmek için birilerini örnek aldım. Birileri de beni örnek alırsa çok mutlu olurum” diye konuştu.