İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerinden seçim kampanyası yürütülmeye çalışılması hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Gaziemir Belediyesi işbirliğinde hayata geçirilen Ata Evi-Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nin açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, eleştirilere sert çıktı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, genel seçim öncesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerinden seçim kampanyası yürütülmeye çalışılması hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Başkan Aziz Kocaoğlu; "Makro politikaları konuşun ama belediyeyi bu işe karıştırmayın. Zaten geçtiğimiz yıl yerel seçimden çıktık, orada herkes kucağındaki taşı döktü” diye centilmence uyarıda bulunduğunu hatırlatan Başkan Aziz Kocaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu uyarı maalesef hiç dikkate alınmadı. Hatta dozu artırıldı. O nedenle birkaç konudaki yanlışlıklar konusunda kamuoyunu yeniden bilgilendirmek zorundayım: Efençukuru altın madenine İzmir Büyükşehir Belediyesi kesinlikle ruhsat vermemiştir. Sonuçta yönetmelik ve mevzuat değiştirilmiş; taş ocaklarına, madenlere ruhsat verme yetkisi Büyükşehir Belediyesi’nden alınıp Valiliğe verilmiş, 1 hafta sonra da dönemin İzmir Valisi Efemçukuru’ndaki altın madeninin ruhsatını vermiştir. Bizim uzaktan yakından alakamız yoktur. Burası yarımadanın su ihtiyacını karşılayacak Çamlı Baraj Havzası’ndadır. İzmir’in su ihtiyacının yüzde 38’ini karşılayan Tahtalı Havzası ile de yakinen irtibatlıdır. Hatta ilk planlarında Tahtalı Havzası’ndan da yer alıyordu, sonra kağıt üzerinde dışarıda bırakıldı. Geçenlerde Güzelbahçe Çevre Koruma ve Güzelleştirme Derneği yöneticileri, Sayın Bakan Veysel Eroğlu’na altın madeni konusunda soru yöneltiyor ve buranın kirlendiğini, sağlığa zararlı olduğunu söylüyor. O da ‘Siz sorunlarınızın çözülmesini istiyorsanız bize oy vereceksiniz, oy vereceksiniz ki sorunlarınızı çözelim’ diyor. Bu söze yorum yapmıyorum, sadece İzmirli hemşehrilerimin bilgisine sunuyorum.”
Tam 2 yıl oldu
“Şimdi projeler yapılıyor, ‘Efes’e kanal yapalım, gondollar gelsin’ diye. Efes’e kanal açmayı düşünürken, önce elimizdeki değeri bilelim, körfezin alüvyonlarla dolmasını önleyelim. Burada acı olan konu; biz TCDD ile beraber ihaleye çıktık. 2 tane devlet kurumunun ortaklığında çıkılmasına rağmen tam 2 senedir, yani 15 Mayıs 2013’ten bu yana ÇED raporunu almak için bekliyoruz. Bu konuda isteklerimizi dile getirdiğimizde Sayın Orman ve Su Bakanımız Veysel Eroğlu ‘Ben cevap vermem Büyükşehir Belediye Başkanı’na şube müdürüyle muhatap olacak’ demiştir. İzmirlilerin 3 dönemdir seçtiği Büyükşehir Belediye Başkanı İzmir’in çıkarları için herkesle görüşür, anlaşır. Hiç de gocunması, gücenmesi yoktur. 5 yaşında tütün tarlasından gelmiş ve böyle bir mevkiye ulaşmıştır. Ama Büyükşehir Belediye Başkanı’nı şube müdürüne havale ederek beni ve İzmirliyi horlamaktadır. Horladığın, küçük gördüğün bir kente neden milletvekili adayı olmak için gelirsin? O da ayrı mesele!”
Devlet memuru siyaset yapmamalı
“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürü var Selahatin Varan. Devleti temsil ediyor, devlet memuru… Ama 2 günde bir Büyükşehir aleyhinde beyanat veriyor. Birkaç gündür de DSİ, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı’ndan oluşan 10 kişilik bir heyet, Büyük Kanal Projesi’ni ve arıtma tesislerimizi geziyor. İki şık var. Ya bizi denetleyip ceza kesmek ve bu arada Bakan’a da eleştirecek malzeme yetiştirmek için değerlendirme yapıyorlar. Ya da İZSU ve Büyükşehir Belediyesi’nin çevre konusunda yaptığı yatırımların kalitesini, kullandığı teknolojiyi, dev pompaları, arıtmaları, çamur kurutma ve çürütme tesislerini gezip bilgilenmek istiyorlar. Yani öğrenmek istiyorlar. Birkaç güne kadar hangisi olduğunu öğreneceğiz. İkincisi kesin ama bunu tabi ki söylemeyecekler. Büyük ihtimalle eleştirecekler ve ceza kesecekler.”