Başkan Aziz Kocaoğlu; çevre yatırımlarına büyük önem verdiklerini ve yaptıkları çalışmalarla bu konuda çok mesafe kat ettiklerini vurguladı.
Ben TV'nin canlı yayınında "Üç Gazeteci Bir Konuk" programına katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, gazeteciler Erol Yaraş, Hamdi Türkmen ve Ünal Ersözlü'nün sorularını yanıtladı.
Çevre yatırımlarına büyük önem verdiklerini ve yaptıkları çalışmalarla bu konuda çok mesafe kat ettiklerini vurgulayan Başkan Aziz Kocaoğlu, iki önemli sıkıntıları olduğunu belirterek özetle şunları söyledi:
“Biri "katı atık bertaraf tesisi", diğeri de "Büyük Körfez" projesi.
"ÇED dosyasında her şey va"
Yüzülebilir körfez hedefi için hayata geçirecekleri projenin ÇED dosyasında eksik olduğu söylemlerine de açıklık getiren Başkan Aziz Kocaoğlu, “Körfez dosyamızda bir eksik yok. ÇED dosyasında istenen her şey var. Körfez'den çıkan malzemenin bir kısmı İZSU arazisinde rehabilite edilecek ve geri kazanılacak. Bir kısmı da ada yapılmak üzere kullanılacak. Ada kurmak için yapılacak çalışmalar uzun süre alacak. Türkiye'de bu işle ilgili ne bizde ne devlette böyle bir deneyim yok. Sayın Binali Yıldırım Bey'in öngördüğü körfez geçişi adası konusunda da bir deneyim yok. 2005'den beri 9 Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleriyle çalışıyoruz. Liman'da bir problem yok. Zaten liman atığı dolgu alanına götürülecek” dedi.
"O müdür yardımcısı kahraman mı olacak?"
Körfez ÇED onayının 10 günlük bir iş olduğu söylenmesine karşın 3 senedir beklediklerini vurgulayan Başkan Aziz Kocaoğlu, “3 sene 1100 gün yapıyor. Bir il müdürlüğünün, müdür yardımcısı olayları karıştırdı. Bizim Çevre İl Müdürlüğü'nde evrakımız yok. Şu anda evrakları topluyoruz. Şehircilik İl Müdür Yardımcısı iki defa bize yanıt veriyor. Ya sen kimsin? Yani bürokrasinin görevi devleti korumaktır. Devleti temsil etmektir. İzmir Büyükşehir Belediyesi de en az Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kadar devlet kurumudur. Çevre İl Müdür Yardımcısı'nın aslı astarı olmadan bir konuda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanına cevap verip, yalan yanlış konuşması hiçbir kurala sığmaz. Sen kimsin, sana ne? Şimdi bizim Şube Müdürümüz kalkıp bakana cevap verse; bizim daire başkanımız, ESHOT, İZSU genel müdürümüz bakana cevap verse olur mu? Devlette böyle bir işleyiş var mı? Kahraman mı olacak? Bize soruşturma açan, arkadaşlarımıza hapis yatıran, ilk düğmeye basan ve karar veren insanların durumu şu anda herkesin malumudur. Uğraşmasınlar. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanına cevap vermek, il müdürüne, şube müdürüne düşmez” şeklinde konuştu.